Dikkat Eksikliği ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

CategoriesMakalelerYorum yok Dikkat Eksikliği ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular62 views

Her dikkat eksikliği olan dikkat eksikliği hiperaktif bozukluk grubuna mı girer?

Hayır. Dikkat eksikliği iki boyutta değerlendirilir. Biri psikiyatrik bir hastalık olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur; diğeri ise psikiyatrik tabloda olmayan dikkat eksikliğidir.

 

Hastalık olmayan dikkat eksikliği yoksa psikiyatrik tanı olan dikkat eksikliğimi olduğu nasıl ayırt edilebilir?

Öncelikle dikkat edilmesi gereken geçici olup olmadığıdır, karniniz aç olduğu için, uykunuz olduğu için, yorgun olduğunuz için ya da moralinizin bozuk olduğu zamanda dikkat yetersizliği yaşıyorsanız hastalık grubunda yer alan dikkat eksikliği yasamadığınızı söylenebilir. Ayrıca sadece belirli ortamlarda, kişilerin yanında ya da zamanlarda dikkat yetersizliği yaşıyorsanız burada da stres ya da kaygı düzeyi gibi başka ruhsal problemlerden kaynaklandığını düşünülebilir. Geçmeyen dikkat yetersizliği en az iki ortamda (okul, is, sosyal…) günlük yaşantınızı etkiliyorsa, ayrıntılara dikkat ederken zorlanma, dikkatsizce hatalar yapma, birisiyle yüz yüze konuşurken dinlemede güçlük çekme, okul ödevlerini ya da işyerinde verilen görevleri bitirmekte zorlanma verilen yönergeleri izlemekte zorluk çekme yaşanıyorsa, görevleri ve etkinlikleri düzenleme/organize etme güçlüğü yaşanıyorsa, uzun zihinsel caba gerektiren islerden kaçınma, bu islerden hoşlanmama ya da bu islere karşı isteksizlik söz konusuysa, görev ve etkinlikler için gereken eşyalar kaybediliyorsa, dikkat kolayca dağılabiliyorsa, günlük etkinliklerde unutkanlık görülüyorsa dikkat eksikliği bozukluk olarak değerlendirilebilir.

 

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile sik görülen başka ruhsal zorlanmalar ya da rahatsızlıklar var mıdır?

Evet hatta bu rahatsızlıkların dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğundan ayrı olmasının yanı sıra hastalığın bu belirtileri tetiklediği de bilinmektedir. Hedeflerine ulaşamama ve başarısızlık hissi, başlanan bir isi bitirememe ya da ise başlama güçlüğü, ayni anda pek cok isle/projeyle uğraşma, bu isleri takipte ve tamamlamakta güçlük, zaman ve yeri uygun olmasa da aklına geleni o anda söyleme eğilimi, sık sık büyük heyecanlar peşinde koşma, kolay sıkılma, herkes tarafından izlenen yolları ve kuralları uygulamamak, sabırsızlık; engellenme esiğinin düşük olması, dürtüsellik(düşünmeden hareket etme), kendini güvensiz hissetme, duygu durumda sık görülen oynamalar, aniden parlama, tepki gösterme, düşük benlik değeri, parmaklarla tempo tutma, ayak sallama ya da ayak vurma, sık sık is değiştirme, strese karşı aşırı duyarlılık, dayanamama, zamanı ayarlamada güçlük, unutkanlık, sözel saldırganlık, fiziksel saldırganlık, alkol kullanımı, madde kullanımı, yasal güçlük ve sorunlar, çökkünlük, kendine zarar verecek davranışta bulunma, sebepsiz yere sinirli ve gergin olma, isinden zevk alamama, hayal kırıklığı ve cesaretsizlik hissi, uzun suredir devam eden mutsuzluk hissi gibi belirtiler dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olanlarda sıkça karşılaşılan belirtilerdendir.

 

Hastalık olmayan dikkat eksikliği de psikiyatrik hastalık olan dikkat eksikliği gibi okul derslerini etkiler mi?

Evet, ikisini kişinin akademik ve sosyal yaşamını etkiler, günlük davranış ve ilişkilerini dahi etkiler.

 

Dikkat eksikliğinin sebepleri nelerdir?

Dikkat yeteneğinin gerçekleşebilmesi için beyinde birçok mekanizma aynı anda çalışmaktadır. Eğer herhangi bir alanda problem yaşanıyorsa dikkat eksikliği görülebilmektedir. Dikkat eksikliği görülmemesi için neler yapabileceğimizi nedenleriyle değerlendirelim. Birincisi görme, duyma, koklama, dokunma ve işitme şeklindeki 5 duyumuzun tam olarak görevini yerine getiriyor olması gerekmektedir. Bunun için görme mesafemizi ayarlamamız, duyabilmek için sessizlik sağlamamız, dokunabilmemiz gerekiyorsa da temasta bulunmamız gerekmektedir. İkincisi otonom sistemimizin herhangi bir ihtiyacının olmaması gerekmektedir; diğer bir değişle aç olmamalıyız, uykusuz olmamalıyız, yorgun olmamalıyız, tuvalet ihtiyacımız olmamalı… yani bedenimiz herhangi bir ihtiyaç içerisinde olmamalıdır. Üçüncüsü kişinin dikkat gerektiren işe yönelik içsel motivasyonunun olmaması durumudur. Diğer deyişle yapacağı iş için yeterince ödül sisteminin yer almaması, ihtiyacına yönelik olmaması, başarma ya da tamamlama isteği duymaması kişinin dikkat dağınıklığı yaşamasına sebep olabilmektedir. Sonuncu olarak ise anne babanın dikkat eksikliği olmuş olması söylenebilir çünkü çocuklar duyduklarını değil gördüklerini öğrenir ve uygularlar. 0-6 yaş arasında model alarak öğrenme metoduyla anne babayı kopyalayan çocuk ilerleyen yıllar da da bu alışkanlığı devam ettirecektir.

 

Dikkat Eksikliği başka bir hastalığın belirtisi olabilir mi?

Evet dikkat eksikliği birtakım hastalık gruplarının göstergesi olabilmektedir. Dikkat beyindeki birçok mekanizmanın işleviyle hareket ettiği için beyinle ilgili tüm rahatsızlıklar dikkat eksikliğine sebep olabilmektedir. Bunlar alerji, astım ve solunum problemleri, şeker hastalığı (diyabet)/hipoglisemi, işitme ve görme sorunları, demir eksikliğine bağlı kansızlık, kurşun zehirlenmesi, bazı ilaçlar, nörolojik sorunlar; stres, sıkılma, depresyon ve kaygı gibi psikiyatrik sorunlar, okul ve öğrenme sorunları ya da tiroid sorunları dikkat eksikliğine sebep olabilmektedir.

 

Anne Baba olarak dikkat eksikliği yaşayan çocuğumuz için neler yapabiliriz?

+ Çocuğunuzu yaptığı davranışlarla, dikkat eksikliği nedeniyle kırdığı vazonuzla ilgili kızmak yerine yaptığı eksikliğin sonucunu toparlamayı ona bırakın. Kırılan vazonun parçalarını temizlemesini sağlayın, dağınık odasını toplamasını isteyin, unuttuğu eşyalarının eksikliğini gidermeyin….
+ Hayır yapma gibi olumsuz ifadeler içeren cümleler yerine o davranışı neden yapmaması gerektiğini açıklayın.
+ Olumsuz ifadeyi olumlu kelimeye çevirin: “dikkatsizsin” yerine “çok dikkatli değilsin” diyin. Böylece suçlayıcı olmaktan çıkartmış olursunuz.
+ Yapmasını istediğiniz davranışı açık ifadelerle belirtin. “Odanı topla” yerine “yerdeki pijamanı çekmecene koy, masanın üstündeki kitaplarını kitaplığa kaldır, çoraplarını yatağının altından çıkar çamaşır makinasına at….”
+ İyi davranış ve performanslarını hemen takdir edin. Dikkatleri kolay dağılabildiği gibi motivasyonları da kısa sürede düşmektedir. O yüzden eleştirici olmaktansa mükafatlandırıcı olun.
+ Olumsuz davranışlarındansa olumlu davranışlarına odaklanın. Hepten kötü bir çocuk olamaz değil mi? Sonuçta sizin çocuğunuz, hiç bir şeyin olmaması mümkün değil
+ Başkalarına çocuğunuzdan bahsederken ne kadar dağınık, pasaklı, yaramaz olduğundan değil tam tersi ne kadar düzenli olduğundan, annesine babasına karşı ne kadar saygılı olduğundan, son zamanlarda daha az unutkan olup daha az dikkatsiz olduğu şeklinde olumlu yönlerinden bahsedin.
+ Babasına şikayette bulunmak yerine övünebileceği davranışları anlatın. Bu uygulama hem ailevi ilişkilerinizi iyileştirir hem de çocuğunuzun daha iyi hissetmesini sağlar.

 

Uzman Psikolog
Esra Savaş Kaplan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir