Anaokuluna Uyum Sürecinde Anne Babanın Rolü

CategoriesMakalelerYorum yok Anaokuluna Uyum Sürecinde Anne Babanın Rolü64 views

Artık okul, oyun ve yaşıtlarıyla oynamaya yaşına gelen çocuğumuzun okula gitme vaktinin geldiğine aile bireylerinizle karar verdiniz. ancak şimdi de çocuğumuz sizden, evden uzaklaşmak istemiyor, oyuncaklarından ayrı kalmak istemiyor. Bu durumda oğlumuzun gelişimi için okula göderecekken iptal mi etmeliyiz? Bu durum onun için bir fobi halinde midir? Eğer gerçekten korku yaşıyorsa neler yapabiliriz?…

Anaokul korkusu, kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya bu konuda isteksiz görünmesidir. Bu korku daha çok çocuğun kuruma giderken annesinden ayrılmaya karşı verdiği bir çeşit ayrılma korkusuna bağlı olarak gelişen tepkidir. Bu korku her 5 çocuktan 4 ünde görülmektedir.

Çocukta ev yaşamına ilişkin bir güvensizlik uyandıran, endişeye yol açan nedenlerin olması okula gitmek istememe ya da okula uyum güçlüğü yaşamasına sebep olabilmektedir. Aşağıda olası sorunlar yer almaktadır.

– Anne ve babadan biri evden uzakta çalışması;
– Aile bireylerinden birinin önemli hastalığının olması,
– Annesi ve babası çocuğun önünde çok fazla kavga etmesi,
– Ailenin yeni bir bebeğinin olması,
– Kısa bir süre önce yakın bir akrabanın vefat etmiş olması,
– Anne- baba, çocuğun üstüne çok düşmesi veya aşırı koruyucu olması,
– Anne ve babanın yeni boşanma sürecinde olması ya da yeni ayrılmış olması…
Çocuğun okulla ilgili aklından geçen düşünceler ise şu şekilde olabilir;
• Anne-babamdan, alıştığım ortamdan ayrı kalacağım,
• Okulda unutulacağım, beni almaya kimse gelmeyecek
• Bu kadar çok kişi arasında kimse benimle ilgilenmeyecek
• Başarılı olamayacağım, ben bu yapılanları daha önce hiç yapmadım
• Ben kendi ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum ki…

Çocuğunuz şikayet ederek anaokuluna gitmek istemediğini dile getirdiğinde, bu olasılıkları göz önünde bulundurun. Sorunun kökündeki neden, ne kadar kısa sürelerde belirlenir ve çözülmeye çalışılırsa, çocuğunuzun anaokuluna yeniden uyum sağlaması o kadar çabuk olacaktır.
Anaokul korkusu olan çocuklar, aile bireyleri dışındaki yabancı kişilerle sosyal ilişki kurmakta güçlük çekerler ve utangaçtırlar. Çocukta çeşitli derecelerde psikosomatik belirtiler görülebilir. Bunlar çoğunlukla: mide bulantısı, karin ağrısı, kusma, bas dönmesi şeklindeki bedensel yakınmalardır. Bu yakınmalar sabahları okula gitmeden önce görülür ve aile bireylerinin bu sebepleri yadırgamadan dinleyip, kaygılarını paylaşıp anlayışlı olmaları gerekmektedir. Onu mutlu edecek ve onurlandıracak ödüllerle teşvik ederek okula gitmesini sağlamaları yararlı olacaktır.

 

Anne ve Baba olarak Neler Yapabilirsiniz?

1. Anaokuluna gitmediği için çocuğu suçlamaktan kaçının. Bu sıkıntılı durumun geçici oldugunu, başka bazı çocuklarda da görüldüğünü ve kolaylıkla iyileştiğini anlatın.
2. Anaokuluna gitmesi konusunda ailenin tüm bireyleri olarak kararlı ve ısrarlı olun. Gitmemesi halinde sınıf içindeki faaliyet ve grup çalışmalarında aksaklıklar olacağını anlatın. Kararlılığınızı sözel olduğu kadar, beden dilinizle de çocuğunuza yansıtın. En ufak bir tereddüt (özellikle anneanne, babaanne ve dedelerdeki acıma ifadesi) korkuyu tetikleyen bir uyarıcı niteliği taşımaktadır.
3. Doğrudan, onu üzen bir şey olup olmadığını sorun. Size yalnızca kendini hasta hissettiğini ve okulda hoşuna gitmeyenlere ilişkin aklına hiçbir şey gelmediğini söyleyebilir. Onunla öğretmeni, arkadaşları, sınıf çalışmaları, oyunlar, okul yemekleri hakkında konuşun.
4. Öğretmeniyle görüşün. Çocuğunuzun öğretmeni, kurumdaki gelişimine ilişkin en iyi bilgi kaynağıdır. Ona endişelerinizi açıklayın ve öğretmeninin gözlemlerini, düşüncelerini göz önünde bulundurun.
5. Düzenli olarak anaokuluna gitmesini sağlayın. Sorun ne olursa olsun veya sorunu çözmeniz ne kadar uzun sürerse sürsün, çocuğun okula düzenli olarak gitmesi çok önemlidir. Ne kadar uzun süre devamsızlık yaparsa, yeniden düzenli olarak gitmeye başlaması o kadar zorlaşacaktır. Her şeyin yolunda gideceği konusunda her zaman ona güvenerek, ağlayacakmış gibi görünse bile yinede onu okula götürün.
6. Çocuğun anaokul korkusunu tetikleyen etken evdeki sorunlardan kaynaklanıyorsa, bu sorunları çözümüne çalışın. Çocuğun öncelikli olarak huzurlu bir aile ortamına gereksinim duyar
7. Çocuğu anaokuluna bağımlı olduğu anne ve babası yerine başka birinin götürmesi ya da çocuğun okul servisini kullanması işinizi kolaylaştırabilir.
8. Okul ortamı ve öğretmen ilişkileriyle ilgili kendi yaşantınızdan örnekler verin. Başlangıçta sizinde yaşadığınız kaygıları onunla paylaşın.
9. Okulla ilgili olumsuz konuşmalardan kaçının.
10. Okul arkadaşlarınız ve okul resimlerinizi ona göstererek yaşadığınız güzel anıları, paylaşımlarınızı anlatın.
11. Okula başlayan çocukların yaşayabilecekleri sorunları içeren bir öykü yaratıp bunu ona anlatın. Emin olun hiç unutmayacak ve kendisi yaşadığında da o hikâyedeki çözümü uygulayacaktır.
12. Okul bittiğinde onu kimin karşılayacağını mutlaka ona söyleyin. Belirsizlik kaygıyı arttıracaktır
13. Çocuğunuz okula gittiğinde sizin neler yapacağınızı ona anlatın. Hele de evde okula gitmeyen bir kardeşimiz varsa merak edicektir ve okula gitmeme isteği daha da artacaktır.
14. Bir sure onunla okula gelebilirsiniz, ayrılma anksiyeteleri azaldıkça uzaklaşın.
15. Vedalaşmayı uzun sürdürmeyin. Ne kadar uzun sürerse okula uyum sağlaması o kadar uzun sürecektir.
16. Kaygı ebeveyn ve çocuk arasında bulaşıcı bir hastalık gibidir. Çocuk kaygı duyduğu her durumda endişelendiğinizi anlamak için size bakacak, endişeli olduğunuzu gördüğünde kendi korkularının yerinde olduğunu doğrulayacaktır. Bu sebeple, ne kadar tedirgin, gergin olursanız olun, dışarıdan bakıldığında sakin ve rahat görünmeye çalışın.
17. Her çocuğun evde sahip olduğu ve kendiyle özdeşleştirdiği bazı nesneler vardır. Bunlar evi ve aileyi temsil ettiği için çocuğun yanında bulunmasına müsade edebilirsiniz. Bu eşyanın seçiminde yerine yenisi koyulabilecek ve kolay kaybolmayacak olmasına dikkat edebilirsiniz.
18. Evde kalmaktansa anaokula gitmeyi tercih edilir hale getirin. Hastayım diyorsa hasta olunca yaptıklarını yaptırın (tüm gün yatağında yatsın, ilaç olduğunu düşüneceği şekilde bir besin verin, gezmeye götürmeyin…)
19. Ev içinde çocuğun anne babaya bağımlı olması azaltılmaya çalışılmalı, kendi başına bulduğu uğraşlar konusunda destek olunmalı, tek başına da oynayabileceği oyuncak ve oyunlar alabilirsiniz.

Bu korku tekrar yaşanır mı?

Anaokuluna başlanan 3-5 yaş arasında yoğun olarak yaşanan bu korku çocukların bireysel gelişimlerine önem verilmezse ve anne çocuk ilişkisindeki sıkıntılar fark edilip yeniden organize edilmezse ilkokula başlangıç ve 12-14 yaş arası yaş dönemlerinde yeniden yaşanma olasılığı çok yüksektir.

Ama gerçekten çok kötü durumda, ben gitsem de tüm gün ağlıyor diyerek hala okula göndermesem mi diye düşünüyorsanız?
Şu kriterleri göz önünde bulundurmanızı öneriyorum;

 

Daha önce hiç okula gitmedi ise,

15 günü aşmış ve hiç azalmayan uyum sorunları varsa,
siz okuldan ayrılmanıza rağmen ağlamaya devam ediyorsa
GİTMESİNİ DURDURMALIYIZ.
Çünkü bu kriterler çocuğumuzun henüz 3-5 yaş arası olan güven, sosyalleşme ve uyum sağlama dönemi olan fazlar için hazır olmadığını, sizden ayrılmak için kendisini yeteri kadar güvende hissetmediğini göstermektedir.

 

Uzman Psikolog Esra Savaş Kaplan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir